Çöl



bir taş atmak gerek bazen
hafif sektirip 
olabildiğince uzağa
yükünden gocunur gibi, 
içinden söker gibi
kelimesiz anlamları kovalar 
anlamsız kelimelere yüksünür gibi.

"Evvela seni cümle içinde kullanmayı terk ettim. 
Sonra önüne benzersiz sıfatlar, ardına yakışıksız imalar ekledim. 
Herkesleştikçe kolay oldu içinden çıkması. 
İtip bıraktıkça aldanışı
uykunun uçurumlarına belli belirsiz çığlıklarını, 
yele karışıp kurudu göğsümde. 
İçtim kana kana. Kuruyan göğsüm yeşersin diye. 
Zamanı içtim ömrümü tüketir gibi 
her gece her sabah. 
düşkün gözyaşlarını zapt ettim. 
Aynada harcadım aksimi. 
Kumdan gelip toprağa gidecek ruhu çürüttüm. 
Binaenaleyh söz bitti, anlam yitti. 
Gece anlamsız gündüz ışıksız kaldı. 
Nihayet sen sana benzeyen ilahların ilki olarak kaldın. 
Ancak yüzüne benzeyen bir semanın altında diz çökerdim, o gün de geldi."
bir uyku gerekmiş meğer 
her şeyi unutup bir hiçmişçesine
hakikatten arınır gibi, 
sıyrılır gibi alemden
seken bir taş gibi

muammasız bir tefekküre teslim, 
ritimsiz 
varlığından vazgeçmiş gibi




Burak Dikoğlu

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dağın sesi

Beydağı...