Pazartesi, Ocak 21, 2013

kanadım


Odamdaki okuma koltuğunda oturuyordu kafamın içinden geçenleri hayal ederek.Ona bir sigara içirmek istedim. Kendi ellerimle. Boynunu sıvazlıyordu.Benim koltuğumda oturan bu İskandinav efsanelerinden fırlamış varlığa bir sigara içirmek istedim, ellerim dudaklarına değsin istedim,
kendi ellerimden bir kaç nefes vermek istedim. Ben de ona bir sigara içirmek istedim. Kendi ellerimle. Öğretilmişçesine Pavlov'un köpeğiymişçesine "O'na" dokunmak istedim. Kalbimdeki tüm pisliği midemde ki tüm kinayeli çiçekleri. -Laleleri, sümbülleri, çilek çiçeklerini- Benim masumiyeti gölgeleyen tüm beyazları sırtlamak istiyormuşçasına. Beni istiyordu bana ayıracak, bana adayacak benim için savaşacak binlerce gecesi olan bir kahraman. Benim için savaşıyordu. Ona aldanıyordum isteyerek. Ben de ona bir sigara içirmek istedim. Kendi ellerimle. Hiç sevişmemiş gibi seviştik, hiç öpüşmemiş gibi kokladım dudaklarını. Kan kokuyordu bedeni benim için savaşmıştı. Kan ağzımda yayılıyordu tadını, her hücresini yaktığı gemileri hissettim.

Sarhoştum hatırlıyorum; omuzlarını öpüyordum.

Omuzlarının altına sokuluyordum ister istemez,
kolum kanadım kırıktı teninde sürünüyordum.





















Benim için savaşıyordu.
Ben de ona bir sigara içirmek istedim.
Kendi ellerimle.

Doğrulmuş yatağımın ucunda beni izliyordu boynundan başlıyordum zıvanadan çıkmaya. Bakıyordum, bakıyorum ağlamak üzereyim elbisesini çıkarıyordum. Derin bir nefes alıyorum ve hissediyorum terlemeye başlamışım şakaklarımdan süzülen paranoyaları topluyordu ağzında. Nefes aldıkça göğsü hızlandıkça temizleniyordum. Diz çökmüştüm önünde gözlerine bakıyordum. Çırılçıplak bir kahraman saçlarımı karıştıyordu. Arınıyordum ona dokundukça ağlamak istiyordum. Benim için savaşıyordu, ben de ona bir sigara içirmek istedim. Kendi ellerimle.
Bütün gece bizimdi, biz olmuştuk buna  inanamıyordum.
Aynı sigarayı içiyor Bowie'nin hatıralarının üzerinde geziyorduk.
Rüya değildi artık aynayı değil kendimi görüyordum.



Kolum kanadım kırıktı,teninde sürünüyordum.


Burak Dikoğlu

Hiç yorum yok: