Pazartesi, Ekim 15, 2012

affetmek

Bunun zayıflıkla bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Hissettiklerimin, şarkılarda ki titiz seçiciliğin, mavi gömleklerin. Hatırlarsın mavi bir gömleğim vardı. Doğum günüm de giymiştim aranız iyiydi, yakasında ellerin gezmişti yanağın değmişti vatkasına. Hah işte hayatım boyunca o gömleği giymek için özenli olmaya söz vereceğimi söylemek istiyorum açıkçası. Biliyorsun bir çok konuda sana söz verdim uzun zamandır tutuyorum onları ve kendimi. Hatta yıkaması için anneme götürürüm yıpranmaz yeminlerim. Ama konuşursa annem ayrı. Çok bahsediyor senden. O ara biraz rengim soluyor. Çok soruyor. Çok değil de yeri geldiğinde, birinin çocuğu olduğunda birinin düğünü olduğunda birine bir şey olduğunda seni soruyor. Yani seni hala benimmişsin gibi düşünüyor. "Az önce konuştuk biz de yeni bir televizyon koltuğu beğenmiş" demeyi çok isterdim. Kışın kayağa gideceğimizden veya bir bahar gecesinde doğacak bir çocuktan bahsetmeyi de. Ben bu gece bunları düşünerek uyuyacağım seni bilemem. Açıkçası bilmek de istemiyorum. Şu an ne yaptığını. Ama sesin çok iyi geldi bugün. Bir yere kadar. Bir yerden sonra değiştin. Bunu tek başına nasıl anlatabildiğimi düşünüyor musun için. Hiç bir şeyin içine seni dahil etmeden anlatabildiğimi. Düşünsene seni anlatabildiğimi aslında. Her şeyinle. Bilmiyorum belki anlatmazdım, kıskanırdım seni ama boğazım bu kadar düğümlenmezdi. Sigaradan olmasını umardım. Ama bu yumruğu yutamıyorum. Bir yerden sonra değiştin işte sen de. Dediğimi anladın. Konuştuklarım iyi gelsin isterdim sana destek olmak için aradım. Evlenmeyi planlıyormuşsun yardımım olsun istedim. Sofrada adım değil de benim çorba da tuzum olsun istedim. Seni özlediğimi söylemek istedim aslında. Bu kötüydü biliyorsun -bu konuşma- iyi niyetli bir intihardı. Ama sesin çok iyi geldi bugün. Bir yere kadar. Bir yerden sonra değiştin. Sonra susmaya başladık bu iyi değil biliyorsun. Bir telefon konuşmasında yapılacak en kötü şeyi yaptık. Sesinin çatallaşmasını sevmiyorum. Üzülüyor gibi yapmadığını düşünüyorum. Üzülüyorsun biliyorum buna üzülüyorum. Bir de beni affet demiştin. Seni affetmeyi istemiyorum. Seni affedemem  affedebilseydim kendimi affederdim. Hayatımda dürüst olmam gereken tek bir an da hata yapmış bir adamım ben. Benim için dua etme ben senin için yeterince bağırdım avuç açtığına. Çok ağladım,diyetini,bedelini hesabını kapattım. Mutlu olman için elimden gelenin fazlasını yaptım. Bunlar sana son satırlarım demeyi çok isterim. Çok isterdim. Çok... Son bir defa seni görebilmiş olmayı. Son bir defa daha sesini duyabilmeyi. Ömrümün sonuna kadar sana veda etmeyi. Ömrümün sonuna kadar. Bu et bu ruhu taşımayı bırakana kadar. Seni affetmiş olmayı çok isterdim ama ben affetmeyi öğretemedim kendime. Seni seviyor ve özlüyorum... Diyeceklerim bu kadar.

1 yorum:

Godard kadını dedi ki...

gömlek ile bütünleşti bir süre için yazıdaki kişilik.
yıpranan ve rengi solan.
hoş bir benzetme.
ve affetmek konusu karışık her haliyle.