Perşembe, Ağustos 02, 2012

Yirmi Yedi



Gülseren Aydın
Siz hiç gündüz rüyası görebildiniz mi? Ben gördüm.Görüyorum. Üç aydır yakama yapıştı. Aşık oldum,terkettim,kaçtım ve defalarca yanlış işler yaptım.Ölmedim veya çürümedim.Gündüz rüyalarım devam etti.Ne dinlediğim şarkılar değişti, ne beslenme şeklim. Rüyalarımda hep olduğum yerden üç farklı yerde fragmanlar üreten bir zihnim oldu. Karanlıktı olabildiğince karanlık bir zihnim vardı. Küçüklüğümde de olurdu aldırış etmezdim.Peşinden koşmam gereken bir sokak ve beni kovalayan bir ebe hep bulunurdu. Annemin sesini en son bayramda duydum.Üzerinden ne kadar geçti bilmiyorum ama annemi özledim. Aslında onüç yaşımdan beri annemi hep özlerim.Üzülmesin diye hiç söylemedim.Babamı sevmediğimi iddia ederim.Onu da sevdim.Muhteşem bir zanaatkardır.Onu da özledim.Üşüdüğümde bacaklarının arasına alır uyutana dek kedi uykusuna yatardı. Normal bir hayatım oldu.Taa ki bu ilahi senaryonun saçmalığı beni rahatsız edene kadar. Farklı olan ne ailem,ne yaşamım ne de dostlarımdı.Zihnim. Onu anımsatacak tüm sözcükleri zikretmeyi kesmeli çünkü o ağzıma aldıkça midemi bulandıracak kadar karmaşa dolu.Gündüz rüyalarımı bana sunacak kadar.Her zaman öz olana saf olana yolculuk etmek isteyecek kadar. Bana sunduğu dünyayın içine bırakarak özgeçmişimi,yatak altındaki bir lateks olmasını hakedecek kadar onu sikmek. Evet zihnimi ve onun sunduğu tüm rüyaları sikmek.Elimden gelen tek şey.İçimden gelen tek şey.Saldırgan değilim ama bu karmaşanın içinde taciz edebileceğim tek şey zihnim.Ve gündüz rüyalarım.Umarım bu benim sonumu getirecek olan şey değildir.Şayet öyleyse uyanmak için çok geç ve alışmak için çok erken.
27 az kaldı.
İçim ısındıkça ve rüyalarım hayatımı harmanladıkça yanacağım günü bekliyorum... Hadi Yirmi Yedi.

Hiç yorum yok: