Pazar, Temmuz 29, 2012

son sigara

"ancak sadakat ve iyi niyet şu manyetik dünyada hiç maddeyi etkileyebilecek sihre sahip değil" dedim. 

Kadın yataktan doğruldu ve hızla odaya dağıttı merhametini topladı, giyindi ve kopçalarının sağlamlığından emin aynada bir şarkı mırıldanmaya başladı. Bütün iyi niyeti; kötülüğüm karşısında kılıcını çekmiş dünyanın duymasını istediği "senin için" zaptıyla başlayan fedakarlık dolu cümleler kurmaya başlamıştı. Bombalar kurar gibi bencilliğinden söz ediyordu. Bağırdı, haykırdı küfretti. Gidiyordu ve biliyordum ki asla ağlayamayacak çünkü onun iyi niyeti amına koyduğumun bir yılanı kadar şifaiydi. Uyumadan önce sigara yakmak istedim ama son sigaramı da alıp gitmişti yüce Meryem!

Uyudum uyanmak istemiyormuşcasına uyudum.

--

Annem "geçer yavrum" diyordu beni robot gibi tamir etmeye uğraşırken. Galiba rüyadayım.
"Benim annem terzidir tamir etmeyi abicim" dedim. Acayip bir rüya bu.
Bir şarkı mırıldanıyordu, hatırlıyorum. Elini, içime her soktuğunda kalbimden kırık aynalar çıkarıyordu.
"Çok kirlenmiş buralar" dedi" kim kırdı senin beyazını oğlum" bir boy aynası daha çıkarken içimden kapı kapandı ve müzik iyice sardı odayı. Kadın artık gitmişti.

Şarkılar yüzümü acıtıyordu
ve maalesef annem bunu bilmiyordu.

Sonra ben de anneme dedim ki:

-Kalbim çok önce kırıldı annecim sen yüzüme kanaviçe ör.
İki düz bir ters iyi geliyor yaralarıma.



Burak Dikoğlu

Hiç yorum yok: