Pazartesi, Mayıs 14, 2012

Papyon 3


inanç
Tıpkı kariyer planlamasında olduğu gibi zayıf tabiatlı insanlardan kast sisteminin en elit tabakalarında doğru ilerledim. Bunu sadece birilerine eşlik ederken yapmış olmam işin en eğlenceli yanı. Eğlenmeyen tek kişi benim.Binalar yükselmeye başladı yürüdükçe sahilden ve uzaklaşıyorum ve sanırım arabesk kaçmış bu şehrin içine. Blues ve Jazz yüksek binalarda dinlenmemeli lanet olsun. Hiçbir mimari eserin içinde arabesk dinlenmemeli. İnsanları artık nasıl yaşayacağının farkına varmalı. İnsanlar neyin doğru neyin yanlış olduğunu değil,ortak noktaları değil,kardeş olmaları değil bu lanet insanlar kendi doğrulularının anlamını savunmalı. Hepimiz kardeş olamayız. Aynı vajinayı farklı dönemlerde kullanabiliriz ve asla dünyaya gelmek için değil.! Sendelemeye başladım ve en temiz kaldırım taşına oturmalıyım. Kusacağım ve popomdaki kumaşı temiz tutabileceğim bir yer arıyorum. Saçmalık,baştan aşağı saçmalık bu. Dün gece papyonumu nerede bıraktığım hakkında bir fikrim yok sandviçin içinde ne olduğunun hakkında bir fikrim yok. Nerede uyandığım hakkında bir fikrim yok fakat kaldırım taşının temiz olması hakkında bir fikrim var. Saçmalık bu. İş yerinde neden çok çalıştığım hakkında bir fikrim de yok. Çalışmadan bu dünyanın ilerlemeyeceğini mi sanıyorsanız,yanılıyorsunuz. Bu dünya çözümsüz kalana dek bütün ihtimalleri tüketecek bir fast-food zincirinden başka bir şey değil. Cup Cake dahil bütün menüleri tüketene kadar yiyecek daha sonra hamburger yapmak için çalışacaksınız. Herkesin bir hamburgere ihtiyacı vardır. Off kusamıyorum bile neden oturdum buraya, ne zaman susacak bu aklımdaki playback. Konuşmak isterdim, içmek veya eğlenmek yerine saatlerce konuşmak saten bir çarşafta değil de bir battaniyenin içinde çıplak kalmak isterdim. Böyle daha özgür hissederdim eminim. papyonumu bulmam gerekli dün gece nerede olduğuma dair tek ipucu o. Sahi ne düşündüm taksiye bindim ve gerisini anımsayamıyorum ama adresi hatırlamak için önce uyumalıyım.Sonra belki tatlı bir şey yemeli. Evimi hatırlıyorum fakat nerede olduğumu bilmiyorum. Burası İstanbul değil burası İzmir değil burası Türkiye bile olmayabilir ama İstanbul’da oturduğum ve faturalarımı özellikle aksattığım bir dairem var. Evime nasıl gidebilirim..?

Bu vaat edilen cennetin eksen kayması. Bu Gold Fly’ın sebebi bu ölümün habercisi. Her şeyi bir an da kenara itmek için yeteri kadar kirlenmişlik duygusu. Bu kötü adam olmamın bedeli. Ödeyemediğim tüm faturalarımın diyeti ve cüzdanımdaki limitlerin pespaye kalışı. Bu yaşadığım şaşalı gecelerin sonucu. Bu hayat kompozisyonumun gelişme evresi. Bu benim duraklama dönemim. Bu her şeyin içi içe geçtiği an. Bu bir porno. Bütün gerçeklerin eğilip bükülebildiği o an. İnsanların tüm korkuların tanrı ve dinsel öğelerle bastırdığı bir dönem bu. En anlamsız dönem gezegen adına. Evet Tanrı olmasaydı bu dünya çıldırırdı. Tek mantıklı şey bu.Çıldırmamak için bir engel bu.Sakatlanmamak için. Bu dünyanın tek koltuk desteği inanç. İnanmasaydık mutlaka sevdiğimiz her şeyi yemeye çalışırdık. Dinozorların güçlü biyolojisinde olmayan şey buydu. İnsanlığın evrimini durduran şey bu..Nereden bakılırsa bakılsın bizi durduran tek şey inanmaktı. Midem bulanıyor...! Hiçbir şey inandırıcı değil. İnanamıyorum dün geceye ve daha önceki hiçbir geceye…

devam edecek.

Burak Dikoğlu

Hiç yorum yok: