Cuma, Mayıs 18, 2012

Ian Curtis

"böyle intikamcı bir tanrıya tapılmaz” demiş Oğuz Atay

Ian için söyleyebileceğim çok şey var. O benim en büyük acılarımdan biri. Anton Corbijn'in "Control" filmini seyrettiğimde kontrolümü kaybetmek istedim. Kontrol etmenim neler getirebileceğini gördüm. Defalarca ve defalarca ölmek istedim. Bowie'ye hep kızgın olan ve Burroughs okuyan bir adamın kalbinin nasıl gerçek karamsarlıkla nasıl kaplı olduğunu gördüm. Onu hayal kırıklığına uğratanlardan biri olduğum için üzgünüm. Ne onun kadar iyi yazabildim ne de Annik'i tanıyabildim. Deborah'ı asla terkedemezdim tıpkı onun gibi. Eğlenceli olmak bu adamın lügatında yoktu. Ian Curtis dünyanın bu boktan duygusal ve ahlaki çöküntüsü altında kalmadan iki kadının kalbinde kendini astı. Ucuz bir çamaşır ipiyle o incecik bedenini evin mutfağına bıraktı. Cesedi yakıldı çünkü cehennem bu bedeni yakmayacak kadar kirliydi. Sen benim ilahım olarak kalacaksın bay Curtis.
"Aşk bizi tekrar ayıracak" biliyorum.
Seni hayal kırıklığına uğratmak istemezdim ama bu yıl yirmi yedi yaşıma giriyorum ve bugün senin ölüm yıldönümün.

Beni bulman dileği ile...

Burak Dikoğlu

6 yorum:

Adsız dedi ki...

neden öldürmüyorsun peki kendini

Leroeist dedi ki...

Onun kadar cesaretim olduğunu düşünmüyorum...

Adsız dedi ki...

bir insanın hayatı intihar etmek için ne kadar boklaşabilir ki?

Leroeist dedi ki...

Hayatımın boktan olduğunu düşünmüyorum. Sorun zihnimde.

Adsız dedi ki...

sen moden dünyanın yarım curtislerine ilahlık ediyorsun

Adsız dedi ki...

sorun zihninde çünkü refahlık inançtadır.