Pazar, Mart 04, 2012

Paketi açıyorum şimdi.Yirmi adet dolu dolu, masum ve devlet kontrollü intiharım var. Öyle mahremindeyiz ki yaşamın ne yana dönsek bir göt dokusu ve burnumuza dokunan bu pisliğin kokusu bizi bizden alıyor.Tahrik oluyor,sinir oluyor,kıskanıyor kederleniyoruz her nasılsa.! Geçmiş çağlara göre yumuşayan bedenlere nazaran, sertleşen ve nefret dolu beyinlere sahibiz. Bunun en büyük ispatı bizi uysallaştırmak için çaba gösteren uyuşturucu ve alkol sektörü sanırım.Yan dal olarak yaşamlarımız üzerinde ihtisas yapan diğer sektör. Eğlence!

Ne kadar eğleniyoruz sahi.Şu an midem bulanıyor örneğin. Bu eğlenceli mi sorgulamak lazım. Tıpkı zorlu lunapark oyuncakları gibi. Dönüyorum ve mutlu değilim. Arka arkaya dokuz sigara yakabilirim. ciğerlerimin hassas eşiği geçtiğini söyleyen tıp dalı uzmanından sonra sınırları zorlamaya karar veren bir bağımlıyım ben. Bunun için uzun süredir öksürmüyor ve nefes darlığı çekmiyorum. Artık kanaat eden bir boyun eğmiş gibi veya zevk dolu bir bira fıçısı gibi köşemde tükenmeyi bekliyorum. Birazdan üzerimdeki pahalı gömleğe ve kiralık Porsche’ye binip bu lağımdan uzaklaşacağım. Ama anlatmak ve göstermek istediklerim var. Bazıları sadece hayal eder, bazıları sadece yaşar ve bazıları bu ikisinin arasında görünmeyen deliklerden hayatı sikmeye uğraşır. Benim girebildiğim bu kadar delik olmasına rağmen boşalamamış ve rahata erememiş olmam beni iktidarsız değil bu eğlencenin yeteri kadar haz vermemesinden ileri gelir.Burası localar, rooflar ve barları ile sınıfları çabucak ayırabilecek, köle pazarı simsarı görüntüsünde bir yer. Burası bir lağım burası çukuru ve pırıl pırıl her nedense. Ufak tefek köşelerdeki masalarda pazarlıkların yapıldığı ve randevuların verildiği bir açık hava kerhanesi. Sosyolojide çizilen üçgenin aksine burası içi ucuz kokulu merkezden çembere iğfal ve ihmal edilmiş bir daire...
Burası yusyuvarlak bir merkez. İçindekiler için dünyanın, dışındakiler için tanrısallaşmanın çap merkezleri.
Legal randevuevleri.
Piyasanın değil alkolün ve paranın hacmine göre piyasa değerini bulan sevişmelerin leb-i deryası.
Amcık ve yarak pınarı.
Önümde duran tencere görünümlü tabaktan bir parça salata ve peynir tadıyorum şimdi.
Ucuz mu.? Asla.
Ben ucuz muyum peki.Pek ala!

-Ama şaraplar yeterince pahalı ise oruç bozulmaz-

değil mi?


Burak Dikoğlu

Hiç yorum yok: