Salı, Mart 20, 2012

Çok zaman oldu ki konuşmanın çaresizlikten ibaret sabahlarını yaşadım.
Gidenler ve arkalarından bir sigara daha yakıp gururu yeksan eden anlar.
Mahvolmuş ve kutsanmamış anlar.
Kaybedilmiş cennetin pişmanlığı ile dolu anlar. Terketmiş ve terkedilmiş bir dünya dolusu insan. Yerkürenin doyumsuz evlatları; nefislerinin savaşlarını güneş ışığında verirken ütülü kumaşlarda, karanlığın koynuna kıvrılır sonradan gökkubbe. İpeksi kayganlıkta vicdanlar peydahlanır şehvetle damıtılmış alkollerin üstüne ve zıvanası isyanla tutturulmuş cigaralar sararlar Teslanın aydınlığında.

Damarlarımdaki yapışkan melankoli La Minör dolu bir göğüs çarpıntısı gibi beni derinlere çekti. Şimdi yarım kalmış bir efsun gibi seni söylüyor,seni istiyor ve seni arzuluyorum.

Tanrım artık uçur beni..!!!

Hiç yorum yok: