Cuma, Aralık 30, 2011

Dayanamıyorum sayın kusursuz. Baş ağrılarına ve mide sancılarına. Bu gürültüye ve sokaklarda çicek açan rögar kapaklarına. Annemin ve babamın ölçüsüz sevgisine ve laubali aşk kadınlarına. Söylediğim ne varsa resmetmek istiyorum şimdi, yani demek istediğim konuştuklarıma yabancıyım çünkü yalancıyım. Konuştuklarımın algoritması gördüklerimin karmaşasından daha zor. Zor herkes doğruları söylediği için günahları için köpekleşmesi gereken ölüsevici bir narsist olmak. İçimde ölen ne varsa hepsinin arzusunu yaşıyorum,sevgiyi ve aşkı özlüyorum. Titremeyi ve kahkaha atmayı. Ne dersin tam burada bir Jimi çalsın mı büyük kusursuz.? Vodoo Child hoşuna gider eminim, eli kalem tutan piçine söyle iki çentik daha atsın o deftere hem morfin çektim hem de hemşiremi sikiyorum. Hasta değilim amınakoyayım beynimin türbünleri boşa dönmüyor o kadar. Suyu sana akıtıyorum ve enerjimin sahibi benim; hala ısrarla hayal kurabiliyorum. Basları duyuyorsun değil mi Dolby Surround sistemler için sana minnetarım ama daha fazlasını yarabilirsin değil mi.? Örneğin dünyanın elektronik akımından yararlanıp bütün dünyaya Joy Division dinletebilirsin. Yeteneklerin eğer benim zekamla birleşseydi dünya daha boktan bir yer olurdu eminim. Kafası taşşak gibi ibadet etmeden güdülerine kurban bir dinazor sürüsü. Rock'n Roll sex drink drug mı dedi birisi. Bak ben parmaklarımı şıkırdattığımda güzel bir ayrıntı yakalamış oluyorum ve zıplama hissi...Ruhumu sana vermeyeceğim söz veriyorum tanrım; bir gitarın akoruna sarıp tüm evrene tüttüreceğim. Sarışınlar var bir de. Onların dizginlerini tut tanrım yoksa hepsini sikecekler ve o sigarayı kiralık levhası gibi omuz hizasında tutan elleri...

Hiç yorum yok: