Çarşamba, Aralık 21, 2011

bildiğim gibiyim hale düşkün hala eringen
üst üste söndürüyorum sigaraları
elbiselerimin nerde olduğu odamın büyük sırrı
sanki yıllardır yalanları söndürmüşüm gibi
geriye kalan izmaritler ispatı
zehri ciğerlerimde
gülümseme beklerken her defasında
daha ağır hakaretler işitiyorum boy aynamdan olsun,
nasılsa düşlemiyorum yarını
şarkıların son tınılarını hatırlıyorum
denizlere değil kıyılara bakıyorum
geceler değil, sadece şafak vakitleri var aklımda
kendime küfrettiği ve iğrendiğim habersiz yanımda uzanan masum bedenlerden.
Sıcaklıkları değil, titreyişleri geliyor aklıma
yarını istemiyorum,umurumda da değil bugün.
Dün ne kadar yaşadıysam o denli sükunet doluyum.
Yaftasız bir duvar benliğimde,
değeri belli olmayan bir zihin ve sallıyorum ruhumu sevdiğim müziklerin melodramlarıyla. Daha çok seviyorum cevapsız sorularımı
“malum kolay bırakılmıyor alışkanlıklar”
zorladıkça kendimi daha sert geliyor kulağıma konuştuklarım.
Hanginiz uçabiliyorsa korkmasın artık çünkü ben hayaliniz kadar gerçeğim.

Küçük zaferler sizin olsun, ben büyük hezimetlerin peşindeyim.


Burak DİKOĞLU

Hiç yorum yok: